Reklam
Reklam
Fethiye Haber Net -
$ DOLAR → Alış: 6,27 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,34 / Satış: 7,37

Güneydoğu Anadolu da Yaşananlar Raporlandı

Güneydoğu Anadolu da Yaşananlar Raporlandı
  • 15.01.2016
  • 293 kez okundu
OSCAR Rent A Car

Güneydoğu Anadolu da Yaşananlar Raporlandı

“Bu ülkeyi neden paylaşamıyoruz.  Barıştan öte bir şey var mı?”

CHP Genel Merkezi’nin görevlendirmesiyle Diyarbakır’da yaşanan olayları yerinde incelemek, bölgede araştırma yapmak, toplumsal ve sosyal sorunları yerinde tespit etmek için Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin DEMİR, İstanbul Milletvekili Op.Dr. Ali ŞEKER, Op.Dr. Antalya Milletvekili Niyazi Nefi KARA, Kayseri Milletvekili Op.Dr. Çetin ARIK, Ankara Milletvekili Op.Dr. Murat EMİR ve Bursa Milletvekili Orhan SARIBAL’dan oluşan CHP Sağlık Komisyonu Heyeti, 11 Ocak 2016 Pazartesi günü Diyarbakır’a hareket etti.

İlk olarak Sur’da şehit olan iki askerimizin cenazesine katılan heyet, daha sonra sırasıyla Diyarbakır Askeri Hastanesi, Diyarbakır Valiliği, Dicle Üniversite Başhekimliği, Hekimlerin Beyaz Nöbet Eylemi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Sur İlçesi Gazi Caddesi, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, Diyarbakır Barosu, Sağlıkla İlgili Sivil Toplum Kuruluşları (TTB, SES, vb.) ziyaret edildi. Muhtarları ve İş Adamları ile bir araya gelindi. Yapılan çalışma ve incelemeler CHP Diyarbakır İl Başkanlığında basına ve kamuoyuna duyuruldu.

CHP heyeti, Sur’daki çatışmalarda şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Nazmi AYYILDIZ ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Metin KILDİŞ’in Diyarbakır Askeri Hastanesi’ndeki cenaze törenine katılarak, şehitler son yolculuğuna uğurlandı. Şehit aileleriyle de görüşüldü.

CHP milletvekillerinin barışın inşa edilmesi konusunda inisiyatif alarak etkin rol oynaması gerektiğini belirten şehit ailelerinden bir baba şu ifadeleri kullandı: “CHP Milletvekillerinden rica ediyorum bu işe bir el atsınlar. Kardeş kardeşi öldürmesin. Ben de Kürdüm. Burada benim sabahtan beri konuştuğum askerlerin hepsi Kürt. Kardeşi kardeşe kırdırıyorlar. Bu ülkeyi neden paylaşamıyoruz. Barıştan öte bir şey var mı? TBMM ne diye duruyor orada” diye belirtti.

Şehitlerden birinin ablası da “Nazmi’nin hayalleri vardı. Savaş onun hayallerini aldı götürdü.” diye bağırarak ağıt yakıyordu.

SAHA ZİYARETLERİ

Diyarbakır Askeri Hastane Ziyareti:

Askeri Hastane Başhekimi Tabip Albay Servet Emeksiz nakamında ziyaret edildi, sağlık hizmetleri konusunda görüşüldü ve bilgi alındı. Yaralı asker ve polislerde ziyaret edilerek diğer hastalar hakkında bilgi alındı. Son 10 gündür hastaneye çatışmalar nedeniyle yoğun bir yaralı hasta kabulü olduğunu belirten Başhekim Emeksiz, yaralılar hakkında şu bilgileri verdi:

Şu an hastanede toplam 23 yaralı var. Bu yaralılar güvenlik güçlerinden oluşmakta.

Bunlardan 5 tanesi Acil Müdahale ve ameliyattan sonra GATA’ya sevk edildi.

23 yaralı 15’i yoğun çatışmanın olduğu gün geldi.

Hastanede tedavi görenlerin 2 tanesi hayatını kaybetti.

Yaralıların hepsi Sur İlçesi’nden geldi. Sadece 1 tanesi Şırnak’tandı.

Son 10 günde hastanede hizmet veren doktor sayısı çatışmalar nedeniyle arttırıldı. Şırnak’ta 8, Diyarbakır’da 8 doktor askeri hastanelerde görev yapıyor. İhtiyaç duyulan durumlarda Üniversitelerden uzman doktor desteği alınmaktadır.

Sosyal medyada hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hedef gösterilmesi ve yürütülen linç kampanyası doğru değil. Özellikle Acil Tıp Teknisyenleri ateş altında dahi yaralılara müdahale etmeye çalışarak büyük bir özveri ile çalışıyorlar.

Hekim olarak Hipokrat yemini gereği bu hastanede hasta ayrımı yapılmıyor. Kapıdan kim girerse girsin herkese sağlık hizmeti veriliyor.

Diyarbakır Valiliği Ziyareti:

Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy makamında ziyaret edildi. Diyarbakır Valisi yapılan görüşmede şu bilgileri aktardı:

Çatışmalardan önce Sur’da 24 bin insan yaşıyordu. 20 binden fazlası göç ederek ilçeyi terk etti. Sokağa çıkma yasağının olduğu bölgelerde 2 bin ila 4 bin arasında insan olabileceğini tahmin ediyoruz.

Sur’da kalan vatandaşlara muhtarlar ve güvenlik birimleri aracılığıyla gıda kolileri gönderdik. İlçeden göç edenlerin birçoğu akrabalarının yanında kalıyor. Bu ailelere aylık 300-500 TL arasında kira yardımı yapıyoruz. Barınacak hiçbir yeri olmayan vatandaşlarımız için otellerle anlaşma yaparak 300’ün üzerinde kişinin otellerde konaklamasını sağladık. Tüm masraflar Valilik tarafından karşılandı.

Özellikle okula giden çocukların eğitimden yoksun kalmaması, aşı gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin sağlanabilmesi için diğer mahallelerdeki okullar ve sağlık kuruluşları yetkilendirildi.

Sur’daki esnaf çatışmalardan doğrudan etkilendi. Özellikle ticaretin kilit noktası olan Gazi Caddesi’nde sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi küçük esnafı zor durumda bıraktı. Esnaftan gelen şikâyetler üzerine her türlü riski alarak Gazi Caddesi’ndeki sokağa çıkma yasağını kaldırdık, caddeyi trafiğe açtık.

Vergi Dairesi’ne kayıtlı bulunan 603 esnafa nakdi yardım yaptık.

Sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerden yaralıların alınmadığı, cenazelerin buzdolabında bekletildiği, sokaktaki cenazelerin ise kaldırılmadığı iddiaları hakkında yapılan araştırmalar sonucunda Kurşunlu Camii’nden cenazelerin alınmadığı iddiaların asılsız olduğunu gördük. Ancak Yavuz Selim İlkokulu’nda çıkan çatışmada 2 cenaze olduğuna dair bilgi konusunda araştırmalarımız devam ediyor.

Yapılan operasyonlar sonucunda sokağa çıkma yasağının olduğu altı mahallenin yüzde yetmişinde operasyon tamamlandı. Yüzde otuzunda devam ediyor. Patlayıcı tuzakları süreci uzatıyor.

7 Haziran seçimlerinden sonra Sur’da yaşanan hendek ve barikat eylemlerini güvenlik güçleri olarak kurban bayramı itibariyle temizleyip Silvan’da yaşanan olaylara yoğunlaştık. Bu noktada terör örgütü mensupları Sur’a tekrar sızarak hendekler kazdı, el yapımı patlayıcılarla bölgeye tuzaklar kurdu. Silvan’da olayların sonlanmasıyla beraber Sur’da tekrar operasyonlara hız verildi.

Sur’da yaşanan çatışmaların uzun sürmesinin sebebi Sur’un fiziki yapısı, dar sokaklar, bitişik nizam binalar ve mahalleyi çeviren tarihi surlardır. Dar sokaklarda kurulan barikatların bombalı tuzaklarla desteklenmesi nedeniyle, personelimizin can güvenliğini sağlamak için, tank, ağır silah kullanarak uzaktan imha yoluna gitmek zorunda kalıyoruz. Terör örgütü ağır silahlar kullanıyor. Mevzilerin imhası personelin ve sivillerin tahliyesi içinde zırhlı araçlar kullanıyoruz.

Üniversite hastanesine gelen yaralı polis ve askerlerin bilinçli olarak bakılmadığı iddiaları asılsızdır. Üniversite hastanemizde polis ve askerlerimiz tedavi görebilmektedir.  Bu iddialar bir polis memurunun beyanı üzerinden kurgu yapılarak basına servis edilmiştir. Askeri hastane Sur’un hemen yanında olduğu için asker ve polisler özellikle buraya getirilmektedir.

Tarihi dış surlarda bir zarar oluşmamıştır. Kurşunlu camii ve Paşa Hamamı’nda operasyonlara bağlı zarar tespit ettik. Sur çerisinde bulunan UNESCO tarafından tarihi ve kültürel değeri tescil edilmiş yapılar hakkında zararın ne olduğunu şu an itibariyle belirleyemedik. Alpaslan İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu ve bir okulumuz daha  teröristlerce yakıldı.

Dicle Üniversitesi Hastanesi Ziyareti:

Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan ile yapılan görüşmenin ardından acil servis, yoğun bakım ve yatan hastalar ziyaret edildi. Sur’daki çatışmalarda yaralanan Melike Öğretmenin ailesi ile de görüşüldü. Başhekim Alan yapılan görüşmede şu bilgileri aktardı:

Son günlerde sosyal medya ve bazı yayın organlarında yer alan “Üniversite Hastanesi” ve “hastane personeli” hakkında “polisleri tedavi etmediklerine”, “ağır yaralı olarak gelen polislerin tedavi edilmeyerek bilinçli olarak şehit edildiğine” ve “hastane personelinin sosyal medya hesaplarında terör propagandası yaptıklarına” ilişkin iddialar asılsızdır.

7 Haziran’dan bugüne Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne çatışmalar nedeniyle 167 güvenlik görevlisi getirilmiştir. Bunlardan 13’ü ağır yaralı olması nedeniyle hastaneye ulaşamadan yolda şehit oldu. 3 hasta da sadece otopsi için hastane morguna getirildi. Hastaneye getirildikten sonra 3 yaralı şehit oldu. Sonuç olarak hastanemize 151 güvenlik görevlisi tedavi amacıyla getirildi. Bu güvenlik görevlilerinden 3’ü şehit oldu, 17’si GATA’ya sevk edildi, 5’i de kendi istekleri ile memleketlerine ya da ailelerinin bulunduğu yerlere sevk edildi.

Yaralıların çoğu çoklu organ yaralanmaları ve hayati tehlikesi yüksek ağır yaralanmalar nedeniyle hastaneye getirildi.

Kamuoyuna yansıyan, polis memurunun iddialarının olduğu günlerde hastanede terör örgütü mensubu kimse olmadı. Bu tür iddialar Üniversite içerisinde özverili çalışan sağlık personeli üzerinde bir baskı oluşturmaktadır. Son 6 ay içerisinde bölgede yaşananlar karşısında tüm personelimiz zor şartlar altında hekimlik mesleğinin gereği olarak her türlü gayreti büyük bir özveri ile göstermektedir.

Hastane olarak tüm olay ve durumlara karşı 24 saat hazırlıklı durumdayız. Tüm dallarda yeterli sayıda yetişmiş kadromuz bulunmaktadır. Özellikle acil cerrahi konusunda hastane personeli ve teknik donanımımız iyi durumdadır. 5 Haziran günü Diyarbakır’daki HDP Mitingi’nde yaşanan patlamada hastaneye 120 kişi başvurdu ve o gün akşama kadar 22 yaralı ameliyatı yapıldı.

Hastanenin yoğun bakım acil servisinde yapılan inceleme esnasında Sur’daki çatışmalarda yaralanan, bir gözünü kaybeden Melike Öğretmen’in ailesi ile patlayıcı artıklarıyla sokakta oynarken yaralanan iki çocuğun yakınlarıyla da görüşüldü.

“Beyaz Nöbet” Eylemi Ziyareti:

Diyarbakır Sağlık Platformu tarafından on dokuz gündür her gün saat 12.30-18.00 saatleri arasında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bahçesinde, “halkın içinde ama halka rağmen değil, halkın sağlıkçıları olarak var olmak ve bir duruş sergilemek” amacıyla “Ölüme Karşı Yaşam, Siyaha Karşı Beyaz Duruş” sloganı ile gerçekleştirilen “Beyaz Nöbet” eylemine destek vermek amacıyla Belediye bahçesi ziyaret edildi. Bu eylemi düzenleyen sağlıkçılar amaç ve görüşlerini şu şekilde ifade ettiler:

“Sağlıkçılar olarak insanları yaşatmayı önümüze koyarken, yanı başımızda insanların ölmesine de göz yumamazdık. Sağlıkçı arkadaşlarımızla bir araya gelerek partiler üstü bir beyaz eylemi düşündük. 19. Günündeyiz. Sur’un içinde neler oluyor bunu öğrenmek istiyoruz. Durmadan insanlar öldürülüyor. Ne kadar cenaze yaralı var bilmiyoruz. Her gün 5-10 arkadaşımız Sur’a girsin, sağlık hizmetleri için istedik. Ancak bunu başaramadık. Çadır kurduk çadırımızı kaldırdılar. Valiliğe başvurduk izin vermediler. Biz de bu kış günü Belediyeye geldik.

 

İkinci olarak çalışanlarımız öldürülüyor. Elbette failleri bellidir. Buna tepkimizi koymak için eylemi başlattık. Amacımız dünya ve Türkiye kamuoyunu duyarlı hale getirmek.

 

Sağlıkçı kimliğimizle yapıyoruz bu eylemi. Tabipler odası, diş hekimleri, eczacılar TİHV bu eylemin bileşenleri arasında yer alıyor.

 

Eylem değil beyaz duruş diyoruz. Barışın ve mesleğimizin rengi olduğu için. Güvenlik güçleri burada bir eylem var diyor, biz sağlıkçılar olarak nerede durduğumuzu göstermek istiyoruz. Ayrıca insanlara ortada bir savaş olduğunu, bu savaş taraflarından bağımsız olarak bizlerin yaşamak ve yaşatmak gibi sorumluluğumuz olduğunu, hekim olarak görevimiz olduğunu söyledik. Bizler çatışma bölgesindeki sivil yaralılar kronik hastalıkları olanlara müdahale etmek her iki taraftan hendeğin arkasında ve önünde kalan savaşma güçlerini yitirmiş olan silahlı güçler için de geçerli. Yardım bekleyen yaralı olan ve bu savaşın  dışında olan herkese yardım etmek. Yaşatmak asıl amacımız. Bu duruşumuzu tüm Türkiye’de bir sese dönüştürmek istiyoruz. Bu duruşun insani olarak bir yerden beyaza sahip çıkan herkes tarafından paylaşılmasını istiyoruz. Sağlıkçı hekim vekiller olarak sesimizi meclise taşımanızı istiyoruz.”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ziyareti:

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gülten Kışanak, Fırat Anlı ile HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp ve HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Ömer Önen’in de olduğu heyetle bir araya gelindi. Yapılan görüşmede yetkililer tarafından şu konular dile getirilmiştir:

CHP’nin komisyon kurarak bölgede inceleme yapmak için bulunmasının sorunun çözümüne katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Resmi olarak 6 mahallede sokağa çıkma yasağı olduğu söylenmesine rağmen, fiilen 11 mahallede sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

Kamusal hizmetlerin sunumunda zorluklarla karşılaşılmasına rağmen bu hizmetlerin yerine getirilmesi için azami gayret gösteriliyor. Ancak çöp arabaları dahi bölgeye giremeyor. Hizmetin verilebilmesi amacıyla el arabaları ile çöpleri toplamaya çalışıyoruz. Belediyeye ait araçların tümünün plakaları ile personelin bilgilerini Valiliğe bildirmiş olmamıza rağmen hizmet götürme konusunda zorluklarla karşılaşıyoruz.

Parlamentonun daha çok insiyatif alması ve barışı samimi bir şekilde dile getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Belediyelere ve seçilmiş belediye başkanlarımıza yönelik ciddi saldırılar var.

Diyarbakır Sur içinde bulunan ve UNESCO tarafından uluslararası alanda tescil edilmiş olan tarihi ve kültürel varlıklar tank ve toplarla tarumar ediliyor.

Hükümet Sur içindeki çatışmalardan dolayı ortaya çıkan yıkımı “fırsata” çevirerek bölgeyi kentsel dönüşüm kapsamına soktu, TOKİ üzerinden sınıfsal yapıyı değiştirmeye çalışıyor.

Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü Ziyareti:

Heyetimizi, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü’ne yapmış olduğumuz ziyarette kurum müdürü Dr. Mehmet Sait Avar karşılamış ve yapılan görüşmede şu görüşlere yer verilmiştir:

Sur’da Aralık Ayı başından bu yana 3 Aile Sağlık Merkezi (toplamda 9 birimi var) ve bir Çocuk Hastanesi bulunmaktadır. Bu hastanede hasta sayısında çatışmalardan ötürü %20 oranında düşüş oldu. Buna karşılık Urfa Yolu üzerindeki Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ndeki hasta sayısında ciddi bir artış oldu. Çünkü sokağa çıkma yasağının ilan edildiği bölgelerde insanlar, can güvenliği olmadığı gerekçesiyle sağlık kurumlarına gitmekten çekiniyorlar.

Aralık ayından bu yana 413 vakaya medikal hizmet (yerinde ya da nakil) verildi. 220 travma hastasına (168 polis ve güvenlik görevlisi, 52’si sivil) sağlık hizmeti verildi.

Sur’da Bağlar Mahallesi’nde Aile Sağlığı Merkez’lerine yazılı ya da sözlü olarak kapatılmaları talimatı olduğuna dair iddialar var. Halk Sağlığı Müdürlüğü’nden bize böyle bir bilgi gelmedi. Hatta AKP İl Başkanlığı duyum üzerine benzer bir soru sordu.

Bölgede 4 ambulans hizmet vermektedir.

Sur’dan göç edenlerin sağlık hizmetinden yararlanabilmesi için aile hekimlerine SMS yolu ile talimat verildi.

Diyarbakır Sur Gazi Caddesi Ziyareti:

Diyarbakır’da ticaretin en canlı olduğu noktalardan biri olan Gazi Caddesi’nde esnafları ziyaret eden heyetimiz; yaptığı görüşmelerde sokağa çıkma yasağı nedeniyle olumsuz etkilenen esnaf ve vatandaşlardan şu görüşleri almıştır.

Ticaret ve hayat durmuş durumda. Bu çatışma ortamında bankalar dahi kapalı. Vatandaşlar eczanelere gidemiyor. Sur esnafın iş yerlerini kapattığı bir yere dönüştüğü. Bu durumun bir an önce aşılması gerekiyor. İş yerlerimizi açamayınca borçlarımızı ödeyemiyoruz. Kepenkler uzun süredir kapalı. Vergiler, krediler ve çekler, dükkan kiraları ödenmiyor. Devletin desteği ise yok denilecek kadar az.

Esnaf ziyaretleri esnasında girilen bir dükkan sahibi Sur içinde zor koşullarda hayatta kalmaya çalıştıklarını, örnek olarak yaklaşık altı yaşındaki kızının şeker hastası olduğunu, şekerinin altıyüze çıksa bile korkularından hastaneye gidemediklerini söyledi. Ama her şeye rağmen bölgeyi ziyaret için CHP’nin bir heyet göndermesi çok sevindirici. Bölgede görülen tek eczane yasaklardan dolayı kapalıydı. İki haftadır açabildi. Ama herkesin can güvenliği tehlikede. Boşuna açıldı.

Çatışma halinin sürekliliği nedeniyle birçok insan eşyalarını dahi almadan bölgelerini terk etmek zorunda kaldı. Çocuklar okula kayıt yaptırmalarına rağmen okula gidememektedir.

İnsanların ölmemesi için CHP bu süreçte etkin rol oynaması gerekir.

Sivil Toplum Kuruluşlarına Yapılan Ziyaretler:

Heyetimizin sağlık alanında çalışmalar yürüten STK’lar ile yaptığı görüşmelerde elde ettiği bilgiler şu şekildedir.

58 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen süreçte hekimlerin hastalara müdahale etmesi engellendi. Yasağın kaldırıldığı dönemlerde gittiğimiz bölgelerde barınma ve besleme gibi temel hakların engellendiği görülmüştür.  19 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği belirlenmiş, 20.000 kişinin göç ettiği, 2000 iş yerinin kapandığı ve 10.000 kişinin işsiz kaldığı belirlenmiştir.

Kronik hastalığı olan, diyalize gitmek zorunda olan, gebelerin söz konusu süreçte neler yaşadığı tespit edilemiyor. Yaralıların olduğu ve bunların Sur dışına çıkarılamadığı bildiriliyor.

Bölgede, 2014 yılında yapılan son nüfus sayımına göre 1.5 milyon kişi sokağa çıkma yasağından etkilendi.

3 Aile Sağlık Merkezi kapalı durumda. 40 gündür koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında aşılar dahi yapılamamaktadır. Post travmatik stres belirtileri sıkça görülmektedir. 7 yaşındaki çocuk oyun oynadığı parkta duvara tank resmi çizmektedir.

Bölgede faaliyet gösteren Özel Hareket Polisi sayısı 3000’den 19.000’e çıkartılmış, ülkenin farklı şehirlerinden Özel Hareket Polisleri bölgeye yönlendirilmiştir. Özel Harekat Polislerine, hayatlarını kaybetseler dahi basına yansımayacağının şart olduğu sözleşmelerin imzalatıldığı konuşulmaktadır.

Diyarbakır Sur’da 4 Aile Sağlığı Merkezi’nden 2’sinin kapatılarak karakola dönüştürüleceği, buralarda çalışan 20 aile hekiminin işsiz kalacağı iddia ediliyor.

Çatışma olan bölgelerde hastanelerden ambulanslar çıkmasına rağmen sivilleri almak için bölgeye giden ambulansların girişleri güvenlik görevlileri tarafından engelleniyor. Bu yüzden 112 Ambulansları’nın sadece polisler ve askerler için bölgede hizmet verdiği iddia ediliyor. Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği hiçbir sağlık çalışanı olmamasına rağmen gönüllü olarak 5 sağlık çalışanı bölgede hizmet vermeye devam ediyor.

Ameliyathane ve yoğun bakıma güvenlik güçleri tarafından zorla girilerek hastaların sağlık hizmetlerinden yararlanması engelleniyor.

Valilik kararıyla hastaneler ikiye bölündü. Güvenlik güçleri için Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, siviller içinse Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık hizmeti veriyor. Böyle bir ayrıma gidilmesi hükümetin dile getirdiği (3. Basamak Sağlık Kuruluşları) “üniversite hastanelerini halka açtık” söylemini boşa çıkarmaktadır.

Gözaltına alınanlara darp raporu verilmemesi konusunda hekimlere ciddi baskı yapılıyor. Sağlık çalışanları, güvenlik güçlerinin ciddi boyutlara varan hakaretler ettiğini, “Bu ülkede milletvekili bile teröristlik yapıyor siz mi yapmayacaksınız!” diyerek kendilerine küfür ettiklerini dile getiriyorlar.

Silvan’da Aile Sağlığı Merkezi taranarak kullanılamaz hale getirildi. Şans eseri o esnada kimse içeride olmadığı için can kaybı yaşanmadı.

Sağlık çalışanları ciddi anlamda baskı altında. Evleri basılıyor, emniyete götürülerek teşhir ediliyorlar.

İnsanlar hastaneye başvurmaya korkar hale getirildi.

Dicle Üniversitesi’nin karargâh olarak kullanıldığını, sağlık çalışanlarına ait özel alanlara bile izinsiz girildiğini özellikle acilde çalışanların çok zor koşullarda hizmet vermeye çalıştığını iddia ettiler.

Sokağa çıkma yasaklarının başladığı günden bu yana 5 ay içerisinde bölgede 29 kadın, 32 çocuk, altmış yaş üstü 24 insan olmak üzere toplamda 162 sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Diyarbakır Sur’da 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş olup, bunlardan en uzun 9 gün sürmüş 2’si çocuk olmak üzere 6 sivilin yaşamını kaybettiğini iddia ettiler.

Çatışma ve sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerlerde sağlık hizmetlerinin verilen yerlere çatışma alanlarından isabetlerin olduğu söylenerek, hatta bazen direk hasar verme amaçlı ateş edildiği iddia edilmektedir.

Diyarbakır Barosu, Muhtarlar ve İş Adamları Temsilcileri Görüşmesi:

Siyasi etkileri açısından kamuoyunda derin izler bırakan Tahir Elçi’nin ölümünün soruşturmasının hala sonlandırılmaması ve faillerinin bulunamaması toplumda derin yaralara yol açtığı baro yetkilileri tarafından belirtilmektedir.

Özellikle 7 Haziran sonrasında bölgede ciddi bir baskı var. AKP İktidarı ülkemizin uluslararası ve ülke içindeki çatışmaları büyütecek olan söylemlerde bulunuyor.

AKP İktidarının Sur üzerinde yürüttüğü politikası gelecek açısından sadece nefret tohumu ekiyor. 5 yaşındaki çocuklar bile “kiminle kardeş olacağız” diyor.

Muhtarlardan biri: “ 100 kişi bana gelerek sokağa çıkma yasakları nedeniyle göç etmek zorunda kaldıklarını, aç ve sefil olduklarını söyleyip sitemde bulundular” dedi. Ayrıca “Sizler 80 ilde insanları barışa destek vermek için sokağa dökün, kardeşiz, o zaman kardeşlik daha da sağlamlaşır dedim diye muhtar olmama rağmen terörist ilan ettiler. Medya gerçekleri gizliyor, AKP Milletvekilleri bu ortamda dahi ihale peşindeler.”

Sokağa çıkma yasağı olan mahallelerden birinin muhtarı: “40 gündür elektrikler kesik. Su ve ekmek sıkıntısı yaşanıyor. Evlerimize gidip gelemiyoruz. Ben muhtarım. Cumhurbaşkanı ben halkın muhtarıyım diyor hepsi onun elinde. Altı mahalle fiilen yasak kapsamında. Okul, sağlık ocağı ve hastanelere gidemiyoruz.”

Diyarbakırlı İşadamları temsilcilerinden biri: “Bölgede 46 kadın hayatını kaybetti. Cenazelerin büyük bir kısmın teslim edilmedi. Bu coğrafyada beraber yaşamak istiyorsak geri dönülmez yolda değiliz. CHP’nin bizlere sahip çıkmasını bekliyoruz. Madem kardeşsek, beraber yaşayacaksak bu ülke hepimizin. Bu gemi batarsa hiçbirimiz yaşayamayız. Çatışma ortamı olmasa sadece benim bugünkü hedefim 5-6 bin kişiyi çalışır duruma getirmekti. Ama ne yazık ki 1000-1200 kişi ancak çalıştırabiliyor, ekmek verebiliyorum. Silahlar sussa bile duygusal kırılmalar ve kopmalar derinleşiyor. En tehlikelisi de bu. TBMM ve CHP daha çok çaba göstermeli. AKP’li vekillerden daha yürekli ve vicdanlı çıkışlar bekliyoruz.”

SONUÇ/İZLENİMLER

CHP Sağlık Komisyonu olarak bölgeye yaptığımız ziyarette yaşanan sıkıntıları bir çok taraftan dinledik. Ziyaret ettiğimiz, dinlediğimiz tarafların görüşlerini yukarıda anlattık.

Sokağa çıkma yasağı nedeniyle yasaklı bölgelere giremedik. Hemen her sokak başında, yasak olmayan bölgelerde trafik akışında bol miktarda güvenlik güçlerine ait akrep ve benzeri zırhlı araçların dolaştığını gözlemledik.

Ziyaretlerimizi, birçok noktada kan ve barut kokuları ve çatışma sesleri altında gerçekleştirdik. Çektiğimiz videolarda sesimizi bastıran yoğun bir uğultu sesinin hakim olduğunu gördük.

Dinlediğimiz tüm Diyarbakırlılar’dan aldığımız en belirgin görüş “Barış istiyoruz. Bunun için CHP devreye girsin” oldu.

Bölge halkı yaşananlar neticesinde ağır bir travma yaşıyor. Devlet kurumları, tensilcileri ve halk arasında ciddi bir güven bunalımı sorunu var.

Bir mahalle muhtarı düşüncelerini “41 gündür yaşanan çatışmalar ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle 5 yaşından 70 yaşına kadar herkes nefret kusuyor. Herkes kiminle kardeş olacağız diyor” diyerek anlatıyor.

Ziyaretimizin asıl konusu olan sağlık hizmetleri çeşitli sıkıntılarla yürüyor. Bölgede görev yapan tüm sağlık emekçileri, ayrım gözetmeksizin görevlerinin sorumluluğunda, ateş altında, zor koşullar altında büyük bir özveriyle çalışmakta. Bu noktada bölgede bulunan sağlık hizmetlerinin aksamaması ve ihtiyaç duyan herkesin sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için çeşitli önlemlerin alınması gerekmektedir.

Çatışmalarda sonrası bırakılan mühimmat artıklarının çocuklar için tehlike oluşturduğu, yaşanan kazalarda biri ağır olmak üzere 2 çocuğun yaralı olarak hastanede yatmakta olduğu biliniyor.

Kalp krizi geçiren bir hastaya ambulansın güvenlik nedeniyle bölgeye girememesi neticesinde, hastanın hayatını kaybettiği belirtildi.

Sık sık yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle suni kalp makinası taşıyan bir hastanın her an ölümle burun buruna kaldığı belirtildi.

Ambulanslar güvenlik güçlerinin müsaade ettiği noktaya kadar girebilmekte. Acil çağrı yapılan noktalara ulaşılamıyor, bu da hastaya ulaşımı engelliyor.

Tip1 diyabet hastası 6-7 yaşındaki bir kız çocuğu sürekli kullanmak zorunda olduğu insüline ulaşamadığı için 600 gr/dl şeker değeriyle şeker koması riski altında yaşamını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Buna benzer çok sayıda olay anlatılmaktadır.

Aile Sağlığı Merkezlerinin tehdit altında hizmet veremeyecek hale getirilmesi, sağlık binalarına kurşunların isabet etmesi, 112 ambulanslarına yaralı sivillerin erişiminin engellenmesi gerek sağlık çalışanlarının güvenliği gerekse de halkın sağlık hizmetlerine erişimi açısından önemli bir iddiadır. Bu konudaki Uluslararası sözleşme hükümleri dikkate alınarak gerekli önlemler ivedilikle hayata geçirilmelidir.

Bölge halkı AKP hükümetinin uyguladığı politikalar nedeniyle kendisini ötekileştirilmiş, yalnız bırakılmış ve terör örgütünün insafına terk edilmiş hissetmektedir. Devletin güvenlik kuvvetlerine sorunu havale eden politikaları bu sorunu çözmekte yetersiz kalmaktadır. Uygulanan politikalarla gelinen durumun 90’lı yıllarda yaşanan durumdan daha vahim sonuçlar doğurduğu, daha büyük acıların yaşandığı açıktır. Devlet halkın güvenini tazeleyecek ve insan haklarını önceleyecek politikalarla varlığını yeniden tesis etme yoluna gitmelidir.

Bölgedeki olayların böylesi vahim bir duruma gelmesinde istihbarat zaafiyeti olduğu açıktır. Bölge halkının devlete olan güveninin zedelenmemesi için sorumlular hakkında gerekli takibatın yapılarak, acilen gerekli tedbirler alınmalıdır.

UNESCO tarafından uluslararası olarak da tescil edilmiş olan tarihi yapıların zarar görmesi, okulların ve ibadethanelerin hedef haline getirilmesi kentte geri dönülemez yaralara yol açmaktadır. Zarar tespitlerinin acilen belirlenerek, gerekli önlemler alınmalıdır.”denildi.

Haber / Foto:Erkan İLİK

Güneydoğu Anadolu da Yaşananlar Raporlandı

OSCAR Rent A Car
YILLARIN   SEYYAR   MİLLİ   PİYANGOCUSU  İSYANDA…
Milli Piyango’nun  kuruluşundan bu günlere kadar  nostaljisini  günümüze  kadar  yaşatan Seyyar Milli Piyango Bayileri artık tarih mi  oluyor.  Yıllardır yazın...
FOTOĞRAF YARIŞMASINA SON KATILIM 15 AĞUSTOS
  Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kıyısal Değil Kırsal Muğla fotoğraf yarışmasına katılmak isteyenler için son tarih 15 Ağustos 2018....
MİLLETVEKİLLERİNDEN  VALİ CİVELEK’E ZİYARET…
  Dönem Muğla Milletvekilleri Mehmet Yavuz Demir ve Yelda Erol Gökcan Muğla Valisi Esengül Civelek’i Makamında ziyaret etti. 24 Haziran...
Turizm Konseyi Afyon Ve Şanghay’a Hazırlanıyor
  Sekretaryası Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülen Fethiye Turizm Konseyi, Ağustos ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda ana gündem...
AK  PARTİ FETHİYE’DEN  TAZİYE ZİYARETİ…
  AK Parti Fethiye İlçe başkanı Kadir Sarıhan ile yönetim kurulu üyeleri ve Gençlik kolları başkanı Sinan Cengil; Seydikemer Belediye...
SGK Teşvikleri Seminerine Yoğun İlgi
  Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen SGK Teşvikleri bilgilendirme semineri başta serbest muhasebeciler ve mali müşavirler olmak üzere...
ÇALIŞ PLAJI GÜN BATIMINDA “MEDİTASYON”
Çalış   Plajında   gün batımında  meditasyon yaptılar.  Meditasyon için Çalış plajına gelen çoğunluğu  bayanlardan oluşan  bir grup vatandaş  Ünlü Ruhsal Eğitim...
ÇALIŞ PLAJI GÜN BATIMINDA “MEDİTASYON”
Çalış   Plajında   gün batımında  meditasyon yaptılar.  Meditasyon için Çalış plajına gelen çoğunluğu  bayanlardan oluşan  bir grup vatandaş  Ünlü Ruhsal Eğitim...
Hacılar Dualarla Uğurlandı
Hac yolculuğuna çıkacak hacı adayları Fethiye Müftülüğü tarafından dualarla uğurlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı 2018 yılı Hac Organizasyonunda hacca gitmeye hak...
Hacılar Dualarla Uğurlandı
Hac yolculuğuna çıkacak hacı adayları Fethiye Müftülüğü tarafından dualarla uğurlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı 2018 yılı Hac Organizasyonunda hacca gitmeye hak...
GENÇ VİYOLONSELCİLER GÜMÜŞLÜK’TE KONSER VERDİ
  Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali kapsamında Sistem A.Ş’nin Eğitim Sponsorluğuyla düzenlenen Gümüşlük Festival Akademisinde program, geçtiğimiz hafta viyolonsel sanatçımız...
FETHİYESPOR ‘UN  BOLU KAMPI DEVAM EDİYOR
Fethiyespor  yeni sezon hazırlıklarına Bolu kampında devam ediyor. Fethiyespor  Teknik Direktör Levent Eriş liderliğinde günde çift antrenman gerçekleştiren Fethiyespor’un  oyuncuları...
FETHİYE GÖKBEN’DEKİ SU SIKINTILARI ORTADAN KALKTI
  Muğla Büyükşehir Belediyesi içme suyu hatlarında sürekli arızaların meydana geldiği ve su kesintilerinin yaşandığı Fethiye İlçesi Gökben Mahallesinin hatlarını...
FETHİYE’DE ULAŞIMIN KONTROLÜ KADIN YÖNETİCİLERDE…
Kadınlara yönelik başlattığı pozitif ayrımcılık ile toplu ulaşım araçlarında 13 kadın şoförü bünyesine katan Muğla Büyükşehir Belediyesi, bir ayrımcılık da...
FARKLI KÜLTÜRLERİ BULUŞTURDU…
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk olarak 2017 yılında düzenlenen Sosyal Hizmet Kampı’nın ikincisi ‘Göç ve Göçmen Sorunları’ ana temasıyla uluslararası...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ