Reklam
Reklam
Fethiye Haber Net -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kandil ve HDP Politikaları

Asım Cezayirlioglu
Asım Cezayirlioglu
  • 25.04.2016
  • 660 kez okundu

Güler misiniz ağlar mısınız? Figen Yüksekdağ Türkiye’yi böldürmeyeceğiz demiş. Dün PKK seviciliği yaparak terör örgütü sözcülüğü yapanlar bugün ülkeye sahip çıkıyorlar. Dün “biz sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye, PYD’ye yaslıyoruz” diyenler bugün Türkiye’yi böldürmemekten bahsediyorlar. Dün Diyarbakır’da kıstırılan teröristleri kurtarmak adına Meclis kürsüsünde gözyaşı dökenlerin liderleri Türkiye’yi sahiplenmeye kalkıyorlar. Dün devletin üniter yapısını yok sayıp “öz yönetim” adı altında kurtarılmış bölge oluşturmaya çalışanlar bugün devletten tokadı yiyince “Türkiye’yi böldürmeyeceğiz” demeye başladılar. Dün PKK’nın soluk alması için operasyon yapılan yerlere HDP milletvekilleri ile girmeye çalışanlar bugün ABD ve Avrupa’ya rica ediyorlar. Türkiye’ye baskı uygulayın yeniden barış gelsin diyorlar.

Daha düne kadar Kandil’in söylemlerine göre hareket eden HDP bugün ne oldu da varış gelsin diyorlar. Dün hükümet “Çözüm Süreci” adı altında Kürt sorununu çözmeye çalışırken gizli gündemlerini hayata geçirmeye çalışanlar bugün neden barışsever oluverdiler. Dün Hendek siyasetini savunanlar ne oldu da bunun yanlış olduğunu dillerinin ucuyla söylemeye başladılar. Çözümü Ankara’da aramak yerine sınırlarımız dışında farklı gruplar ve Rusya gibi devletlerle “biz sizdeniz” diyerek aidiyet sorunu çözenler ne oldu da Türkiye’yi böldürmeyeceğiz demeye başladılar.

Demek ki bazı şeyler ters gitmeye başladı ki HDP’de söylem değişikliği ortaya çıktı. Dikkat ederseniz doğruyu gördükleri için demiyorum. Zira her şey ortadayken devletin varlığına kasteden terör örgütleri, güç odakları ve devletlerle yapılan işbirliği olsa olsa hainlikten dolayı olur. Bu kadar barış isteyen bir parti sırtını dayadıkları terör örgütlerinin bir nebze olsun soluk almasını istemiş olmasınlar. Aklımıza şu soruda gelmiyor değil. Doğuda verilen mücadele başarıya ulaşmasaydı HDP yine barış ister miydi? Terör örgütü hezimete uğramasaydı yine  Meclis’te gözyaşı dökerler miydi? Sivil katliam var diyerek PKK’nın nefes alması için şehirlere yürüyüşe geçerler miydi? Doğuda şehir savaşlarında PKK istediği sonucu alamayınca HDP’de söylem değişikliği göze çarpıyor. Hendek savaşları başladığı zaman öz yönetimden bahseden HDP bugün işler tersine dönünce “öz yönetim” taleplerinin doğru olmadığını söylüyor. Demirtaş halka müracaat edeceğine Almanya’ya Amerika’ya çağrıda bulunarak hükümeti barış masasına ikna edin diyor.

Peki biz de soruyoruz. Hükümet çözüm süreci sürecinde kızılcık şerbeti içerken sizler ne yaptınız. Hükümet analar ağlamasın derken sizin şirretliğinize göz yummadı mı? Hükümet terör bitsin diye siyasi risk almadı mı? Bugüne kadar terörü bitirme adına silahlara ara vermedi mi? Peki bu süreçte PKK ne yaptı ? Sonuç ortada biz barıştan bahsederken PKK doğuda hendek kazmakla, bomba tuzaklamakla, tünel kazmakla meşgulmüş. HDP ne yaptı bu süreçte. PKK’nın ardına sığınarak hükümete atış yapmakla meşguldü.

PKK doğuda bu yola başvururken ona hadi diyen ABD gibi bazı ülkeler ise bu süreçte güneyimizde bir Kürt koridoru oluşturma derdindeydi. Onların beklentileri asker ve polisin şehir savaşlarında tökezlemeseydi. Bu olmadığı gibi güneyimizde düşünülen Kürt koridoru da gerçekleşmedi. (Güneyimizde Kürt koridoru demek Yahudi devleti anlamına gelir)

İşte bu nedenle HDP’de ortaya çıkan bu değişimin nedenini doğuda terörle verilen mücadeleye bakmak lazım. Toplumsal destek beklenirken toplumdan daha da uzaklaşıldı. Dün siyasi barış adına toplumun destek verdiği HDP, kısa sürede ortaya koyduğu uygulamaları ile özellikle Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini deklare etmiş oldu. Kürt vatandaşlarımız barış gelir ümidiyle, birazda baskıyla oylarını HDP’ye verdiler. HDP ise toplumun vermiş olduğu bu desteği fırsata çevirmek yerine Kandil’in yol verdiği ölçüde siyasi çizgisini belirledi. HDP Türkiye partisi olması için eline büyük bir fırsat geçmişti. Fakat Demirtaş ve ekibi hiç oralı olmadı. Hukuk zemininde siyaset tapmak varken, şiddet ve çatışma dilini kullanarak siyasetin kalbine kurşun sıkmış oldu.

HDP’nin tek doğrusu Kandil’in belirlediği çizgide hareket etmekti. Bu çizgi hukuk yerine şiddeti, çatışmayı temsil etmekteydi. Şimdi barış diye bağırmasının hiçbir geçerliliği yoktur.

   Sevgili dostlar bu ülkede barış, demokrasi adını kullanarak kendi ideolojilerini ayakta tutmaya çalışanlar var. İşte demokrat insan diyerek Demirtaş’a güzellemeler düzenler gelmiş olduğumuz noktada bu kadar olmaz demeye başladılar. 7 Haziran’ı iyi değerlendiremedik 1 Kasım’da yenilgiye uğradık diyerek hayıflanmaktalar. Hükümetin gitmesi için sarf ettikleri eforu terörün bitmesi için harcasalar daha hayırlı iş yapmış olurlardı.  asimcezayirlioglu@hotmail.com

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ