Reklam
Reklam
Fethiye Haber Net -
$ DOLAR → Alış: 3,83 / Satış: 3,84
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

Kültür Turizmi (1)

Mehmet Tanır
Mehmet Tanır
  • 17.10.2016
  • 540 kez okundu

Kitle Turizminden Alternatif Turizme Yönelme

Konumuz açısından öncelikle turizm kavramının tanımlanması yararlı olacaktır. Çok kısa olarak tarif etmek gerekirse, “turizm; zevk, eğlence, iş amacıyla ziyaret edilen yerden karşılığını alacağı bir şekilde bir yıldan daha az bir süreyle olağan çevresinden başka bir yere seyahat eden ve konaklayan kişilerin yaptıkları tüm faaliyetlerdir… turizm; ulaşım, konaklama, dinlenme, farklı yerler görme, eğlence ve özellikle son dönemde çeşitlenen seyahat aktivitelerinin karşılandığı bir hizmet bileşimidir” (Turan, 2012, 5-6).

Turizmin gelişim seyrine bakıldığında, uluslararası tur operatörleri ve turizm endüstrisinin başlangıçta “kitle turizmine” yöneldiği görülmektedir. “Uluslararası turizm endüstrisi bu ivmeyle birlikte turizm faaliyeti içine giren tüm işlemleri bir paket içinde sunma mantığına dayanan kitlesel paket turların oluşturulmasına yönelmiştir. Böylelikle turları organize eden ve satan tur operatörleri ve seyahat acentalarından ulaştırma şirketlerine, konaklama tesislerinden yeme-içme sektörüne ve hatta oto kiralama şirketlerine kadar, turizmin birçok alt unsuru çokuluslu şirketler vasıtasıyla uluslararasılaşmıştır.”(Soyak, 2013, 5).

Türkiye’de 1960’lı yılların başında kitle turizmini teşvik ederek turizmin Akdeniz ve Ege olmak üzere kıyı bölgelerine yönlendirmiştir. Turizm altyapısını kurma, turizm tesisleri inşa etme daha çok sermaye yoğun olması nedeniyle çok uluslu şirketlerle işbirliğine gidilmesini neden olmuş bu durumda sektörün denetlenmesini zorlaştırmıştır.

Güneş –deniz-kum turizmi alanında zamanla doyuma ulaşılması, bireylerin tarih ve çevre konusunda bilinçlenmesi, iletişim ve ulaşım araçlarındaki gelişmeler ve küreselleşmeyle insanların değişik kültürlere olan merakının artması kültür turizmini ortaya çıkarmıştır. Seyahat motivasyonundaki değişmeler kültür turizmini hızla artırmıştır (Erdoğan, 2010, 15).

Yine deniz-kum güneş (3S) yönelinmesiyle ve “her şey dahil” sistemi rekabeti arttırmış, katma değerle yabancı şirketlere gitmeye başlamış ve bununla birlikte hizmette kalite düşmeye başlamıştır. Bunun yanında kitle turizminin sınırlarına da ulaşılmaya başlanmıştır. “Her şey dahil paket turlarda” otel dışına çıkarılmayan, bölgenin esnafı ile iletişime geçirilmeyen ve ekonomik faaliyette bulunmayan turist, alış veriş yapmadan ve bölgeye katma değer sunmadan ülkesine dönmektedir. Bu durum Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak alternatif turizm türüne yönelmesini zorunlu kılmaktadır. Yani talebe uygun ürün ve hizmet geliştirilmesi imkânı sunan alternatif turizme yönelmek.

Kitle turizmi plansız yapılanma ve aşırı kapasite kullanımı zamanla telafisi güç olumsuz sonuçlar doğurmaya başladı. Zamanla kitle turizminde ulaşılmak istenen üst kapasite sınırına ulaşılmaya başlandı. Bu nedenle yeni arayışlar gündeme gelmeye başladı. İşte kitle turizmindeki yaşanan tıkanma, kitle turizminin turizm kaynaklarını hoyratça harcayan, doğal çevreye zarar veren ve çevresel dengeyi bozan etkilerini azaltacak alternatif ve sürdürülebilir turizm çeşidi olarak “kültür turizmi” öne çıkmaya başladı. Özellikle 1970’li yıllarda turizmin geleceğe dönük devamlılığını sağlamak için kültür turizmi gibi alternatifler üzerinde odaklanılmaya başlandı (Eser, Dalgın ve Çeker, 2012, 28).

1990 yılında uzun tatiller yerini kısa tatiller, talebe uygun ürün arayışları ve kitlesel turizmin yıkıcı etkisini azaltma eğilimi baş göstermeye ve alternatif turizm türlerine yönelme eğilimi öne çıktı. Turizmde değişimin yarattığı talep pek çok yeni turizm çeşitlerine doğru kayışa neden oldu. Bu turizm çeşitlerinden bazıları kültür turizmi, ekoturizm, uzay turizmi, denizaltı, kutuplar, dağları ve doğayı içeren macera turizmi, Cruise ve eğlence turizmi gibi turizm çeşitleri sayılabilir (Soyak, 2013, 7).

“Sürdürülebilir turizm ihtiyacını ortaya çıkaran temel düşünce, turizmin kaynağını oluşturan çevresel ve kültürel değerlerin uzun dönemde bozulmadan ya da ortaya çıkabilecek olumsuz etkileri en aza indirecek şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bugün artık turizm anlayışı, doğayı ve onun barındırdığı sosyo-kültürel değerleri aşırı tahrip eden kitle turizmi odaklı yaklaşımından yavaş yavaş uzaklaşarak doğayı daha çok kullanan, ancak, eğitimli ve doğaya saygılı kullanıcı profiline sahip ‘doğa tabanlı turizm’ odaklı bir yaklaşıma doğru yönelmektedir” Eser, Dalgın Çeker, 2012, 29).

Mehmet Tanır

2 Ekim 2016

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ