Reklam
Reklam
Fethiye Haber Net -
$ DOLAR → Alış: 3,93 / Satış: 3,95
€ EURO → Alış: 4,66 / Satış: 4,68

Üç Yerel Mesele: Tünel, Güvenlik ve İsim

Mehmet Uçar
Mehmet Uçar
  • 16.02.2016
  • 964 kez okundu

Değerli okurlarım, bilindiği üzere ülkemiz coğrafyası oldukça engebeli arazilerden oluşuyor. Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen batıdan-doğuya, kuzeyden-güneye ulaşımın daha ziyade karayolu ile yapıldığı gerçeğini de göz önünde bulundurduğunuzda hem zamandan hem de yakıttan tasarruf için yol yapımında tüneller önemli bir kolaylık. Özellikle Karadeniz, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgemizde yapılan tüneller sert kışların yaşandığı zirvelerde ve geçitlerde kazaların azalmasında da çok etkili bir imkandır. Buraya kadar her şey normal iken normal olmayan hadise, ülkenin belki de dünyanın tek ücretli tünelinin ilimizde yer almasıdır. Eğer Karadeniz bölgemize bir seyahat yaparsanız göreceksiniz ki her yer tünel -özellikle Ordu ile Giresun arası- ve bu tüneller maazallah ücretli olsa insanlarımız İstanbul ya da Ankara dönüşü evlerine varıncaya kadar ceplerinde ekmek parası kalmaz.

            Şimdilerde ilçemizdeki tartışma konularımızdan birisi de inşaat aşamasında ücretsiz olacağı söylenen Fethiye’den Muğla’ya gidiş yönündeki bu yeni tünelin de paralı olacağı ve işletmeci şirkete devir edileceği iddiası. Bu iddia üzerine bazı vatandaşlarımız önce eylem yaparak konunun gündemde kalmasını sağladılar, ardından da tünelin yapım sürecinde il başkanlığı görevinde bulunan bir iktidar milletvekilimizin tünelle yatıp tünelle kalktığına dair gazete haberlerini okuduk. Yeni yılla birlikte tek yön geçiş ücreti 4.5 TL, gidiş-dönüş ücreti 9 TL olan bu tünellerin halkımız açısından önemi ortada. Her gün Dalaman’a giden bir vatandaşımız için aylık sabit tünel gideri en düşük 9×30= 270 TL yekun teşkil ediyor. Çözüm ise basit gayet; tıpkı ülkemizin diğer tünelleri gibi bizim Göcek tünelleri de ücretsiz olmalıdır. Bunu bize, edebiyatımıza yaptığı köprüden geçenden üç, geçmeyenden beş akçe almasıyla konu olan Deli Dumrul bile yapmazdı!

            İkinci yerel meselemiz Türkiye İstatistik Kurumu’nun “İllerde Yaşam Endeksi, 2015″ araştırmasında ilimizin ülkemizdeki en güvenliksiz il olarak açıklanması ve gelen tepkiler. Yapılan araştırmanın diğer sonuçlarına da bakmalıyız bence: Isparta, yaşam endeksinde 0,6745 ile ilk sırayı; son sırayı ise 0,2765 ile Muş alıyor. Barınma ve yaşam alanı olarak kullanılan ve özellikleri itibariyle birey ve hane halkının yaşam kalitesinde etken olan konut boyutu endeksinde 0,9369 ile Sakarya ilk sırayı; Ardahan ise 0,0860 ile son sırayı alıyor. Kişilerin maddi olarak daha çok kaynağa erişebildiği bir hayat sürmelerini sağlayan, onlara yeteneklerini geliştirme, toplum içinde yararlı hissetme ve özgüvenini arttırma yoluyla yaşamını iyileştirme imkânı sunan çalışma hayatı boyutunda 0,7921 ile Zonguldak ilk sırayı; son sırayı ise 0,0890 ile Batman alıyor. Kişilerin temel ihtiyaçlarını karşılama ve ekonomik ve kişisel risklere karşı korunma imkânı sunan gelir ve servet boyutunda en yüksek endeks değerini 0,8788 ile İstanbul; son sırayı ise 0,0191 ile Adıyaman alıyor. Bireylerin genel sağlık durumu, sağlık altyapısı ve imkânlarının yeterliliği, sağlık hizmetlerinden memnuniyet açısından yaşam kalitesi ile doğrudan ilgili olan sağlık boyutu endeksinde en yüksek değeri 0,8408 ile Isparta; son sırayı 0,3014 ile Ağrı alıyor. Bireylerin topluma ve ekonomiye verimli bir şekilde katılması için gerekli bilgi, beceri ve yeterliliklerin sağlanmasında büyük öneme sahip eğitim boyutu endeksinde ilk sırayı 0,7468 değeri ile Tunceli; 0,0966 ile son sırayı Hakkâri alıyor.

            Araştırmanın diğer sonuçlarına göre bireylerin mevcut ve gelecekteki sağlığına ve sürdürülebilir yaşamına doğrudan etkisi bulunan çevre boyutuna ilişkin endekste ilk sırayı 0,8111 değeri ile Kastamonu; 0,1955 ile son sırada Iğdır yer alıyor. Bireylerin en temel ihtiyaçlardan biri olan ve diğer yaşamsal faaliyetlerini sürdürmeleri için ön koşul sayılabilecek güvenlik boyutu endeksinde 0,8222 ile ilk sırayı Artvin; son sırayı 0,3210 ile Muğla alıyor. İnsanların yaşadıkları ilde yaşamını ilgilendiren konularda taleplerini, isteklerini duyurması ve yönetime katkı sağlaması açısından önemli bir boyut olan sivil katılımda 0,7967 ile ilk sırayı Sakarya; son sırayı 0,1017 ile Hakkâri alıyor. Yaşanılan alanda altyapı hizmetlerine erişilebilme kapasitesi ve memnuniyetini göstermesi açısından yaşam kalitesinin önemli bir boyutunu temsil eden altyapı hizmetlerine erişimde 0,9592 ile ilk sırayı İstanbul; 0,0320 ile son sırayı Hakkâri alıyor. Güçlü toplumsal ilişkilere, çeşitli sosyal faaliyetlere sahip olma yoluyla bireylerin sağlık, çalışma hayatı gibi diğer yaşam boyutlarını da olumlu etkileyen sosyal yaşam endeksinde ilk sırayı 0,6747 ile İstanbul; en son sırada 0,1912 ile Şırnak yer alıyor. İnsanların yaşamlarının farklı zamanlarında ve alanlarında ortaya çıkan ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasından doğan tatmin düzeyini ifade eden yaşam memnuniyeti boyutunda en yüksek endeks değeri ile ilk sırayı Sinop; son sırayı da Tunceli alıyor.

            Araştırma sonuçlarına yerel siyasiler gibi dava açmayacağım; ancak sonuçlar dikkate alınarak iller arasındaki mevcut farkların tez elden kapatılmasını talep ediyorum. Çünkü devletin asıl görevi vatandaşları için daha huzurlu ve eşit bir ülke inşa etmektir. Yetkilileri acilen vazifeye davet ediyorum.

Son olarak başlangıçtaKaraçulha Yatılı Bölge Kur’an Kursu” iken sonradan “Fethiye Beşkadı Kur’an Kursu” adı verilen dini kurumun isim değişikliği konusuna değinelim. Kuşkusuz kurumların adı nas ile sabit değil ve pekala değiştirilebilir. Ancak geçmişi olan müesseselerin geleceğe doğru yürüyüşünde hatıralarının da olacağı hesaba katılarak hareket edilmesi ve şayet bir isim değişikliği gerekiyorsa bunun kamuoyunun katılımı ile çözülmesi hiç değilse ilçemizin/ilimizin “güven endeksine” bir katkı sunabilirdi.

Önümüzde “Kayaköy” örneği taze olarak duruyor. Şahsen bendeniz de “Kayıköy” ismine sıcak bakanlardandım. Fakat belediye meclisi bu işi dayatmak yerine isim değişikliğinin birinci derece muhatabı olan o mahalledeki insanlarımızın görüşüne başvurdu ve eski ismin kalması yönünde karar çıkınca da saygı duyuldu. Bence bölgede yapılacak “Karaçulha Yatılı Bölge Kur’an Kursu” mu, “Fethiye Beşkadı Kur’an Kursu” mu olsun türü bir referandumla bu mesele, mesele olmaktan çıkarılabilir. Zira dini mevzuların daha bir hassasiyet gösterilmesini zorunlu kıldığı İmam-ı Buhari Hazretleri’nin hadislerini toplarken takındığı ve bize kadar gelen vakıadan da anlaşılmaktadır. Tereciye tere satmak olmasın ama İmam Buhari Hazretleri, topladığı ve işittiği hadislerin güvenilir olmasına çok dikkat ederdi. Bunun için de hadis rivayet edenlerin hayatlarını gözlemleyerek yaşantılarında kusur bulunanların nakletmiş oldukları hadisleri dikkate almamayı yeğlemiştir. Anlatılır ki; kaçırdığı devesini içi boş bir yem torbası ile kandırarak yakalamaya çalışan bir şahsa, bu tavrı nedeni ile güvenmemiş; onun nakledeceği hadisi kitabına almaktan vazgeçmiştir. Hani olmaz ya, yarın öbür gün ilçe spor müdürü de tutup Çatalarık’ta yapılan komplekse “BEŞYİĞİT”(!) spor salonu adını vermeye kalkarsa bu iş nereye varır diye düşünüyorum. Sözün özü işlerimizi istişare ile halletmemizi söylüyor dinimiz; biz -din, nasihattir- hatırlatalım dedik!..

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ