Reklam
Reklam
Fethiye Haber Net -
$ DOLAR → Alış: 3,93 / Satış: 3,95
€ EURO → Alış: 4,66 / Satış: 4,68

YANLIŞI HAYKIRMAK

Vedat Sakarya
Vedat Sakarya
  • 03.06.2016
  • 19.872 kez okundu

Bir sahne vardır hani kral döneminde dört yada altı köle kral koltuğunu omuzlarında taşırlar. Kral bir yerden başka bir yere böyle gider, ineceğinde işaret verir köleler eğilerek tahtı yere koyarlar ve kral iner. Mesela yolda giderken kral karar değiştirip geri dönebilir ve bunu işaret etmesi yeterlidir tahtı taşıyan köleler hiç sorgulamazlar hemen dönüp istenen yere giderler. Bu sahneyi birçok filmde görmüşsünüzdür.
Günümüzdeki durumu tamda böyle tarif edebiliriz, sorgulama yok, yapılanları analiz etme yok, eleştirmek mi ne mümkün ya hainsin ya işbirlikçi. Dün söylenenin tam tersi işler yapılsa da bu koltuğu taşıyanlarca sorgulanmıyor.
Mesela işyeri sahibisiniz yanınızdaki çalışana 100 TL verdiniz ve bununla alınabildiği kadar deterjan almasını söylediniz. Çalışanınız şunu diyebilir mi veya derse sizin tutumunuz ne olur: Patron benden önceki çalışanın 100 TL ile 2 KG deterjan getirmişti bak ben 5 KG getirdim öyleyse ona göre % 150 başarılıyım bu görevi hep ben yapayım. Böyle diyen bir çalışana herhalde yahu gel bakalım bu deterjanın kilosu kaç tl, bununla 15 kg deterjan alınamazmıydı, 5 kg az değil mi diye sorarsınız. Peki kendi işyerinizde sorduğunuz bu soruyu ortak emanetimiz olan ülkemiz için neden sormuyoruz?

İktidarlarlarda bir koltuğu taşıyan, işi yapan , her sorunu kendi sorunu görüp gecesini gündüzüne katan, milletin derdini dertlenip çözüm yolları arayan tayfa vardır birde bu yapılanlardan nemalanan, akan suyun getirdiği kütüklere kement atıp kendi avlusuna taşıyan, haram helal gözetmeyip sömürenler vardır. İyi işler yapanlar desteklenmelidir, cesaretlendirilmeli ve teşvik edilmelidir. Diğer taraftan menfaati için iktidarın içine sızmış kaymak yiyicilere de gerekli hadleri bildirmelidir. Bu hakkaniyet gereğidir. Ne var ki bu hak yiyiciler ne zaman eleştirilmeye , teşhir edilmeye yaptıkları su istimaller halka açık edilmeye çalışılsa hep iktidarın yükünü çekenler tarafından savunulmaktadır. Bunu kendi iktidarlarına karşı kurulmuş bir komplo, bir saldırı olarak algılamakta ve kendilerini oraya getiren halkın hakkının gasp edilmesine göz yummakta, destek vermekte ve bunu canhıraş savunmaktadırlar. Oysa bizim inancımız bir kötülük görürsen elinle gücün yetmiyorsa dilinle düzelt ona da gücün yetmiyorsa kalbinle buğz et (yani destekleme, tarafında olma, oy verme) ki bu da dinin en zayıf noktasıdır buyurmaktadır. Bir yanlış yaparsam ne yaparsınız diye soran bir halifeye kılıcımızla düzeltiriz diyen bir ashabı örnek alacağımıza bal tutan parmağını yalar diyen yahudi ata sözünü rehber edinmişiz. Yapılan yanlış davranışları yapılan iyi şeylerle örtmeye çalışışıyoruz. Yapılması gereken 100 birim işten 20 si yapılmış yapılmayan 80 iş ne oldu diye soramıyoruz, sorduğumuzda bu arkadaşlar sen yapılan 20 güzel işe karşımısın diyorlar. İnsanlar ölüyor diyoruz Esad cısın, adil olun diyoruz Ergenekoncusun, paralelsin diyorlar. Fabrika diyoruz duble yol yaptık diyorlar.Güzel bir iş yapmak yanında bir de güzel olmayan iş yapmayı gerektirmez. Güzel işin hatırına yapılan yanlışlara göz yummak hangi kitapta yazar. Kaymağı yiyenlerin sesi çıkmıyor hep yükü çekenler savunmaya geçiyor. Her dönemin adamları yine köşe başlarını tutmuş, savunmayı yapanlar hep onlarla fotoğraf karesine girmeye çalışanlar. Salt olarak bir iş “doğru” yada “yanlış” tır. Ancak yapan kişi organ bizim savunduğumuz, deteklediğimiz kişi yada organlarsa durum değişiyor “doğru” yanlış , “yanlış” doğru olabiliyor. Dün inkar ettiklerimizin çoğunu bu gün savunur hale geldik. Dün karşı çıktığımız birçok kanun, yasa, yönetmelik,kural , tabu ne varsa bugün bizim desteklediklerimiz tarafından yapılıyor ve maalesef yükü çekenler bunları savunuyor.
Suriye konusuna değinmeden geçmek istemiyorum çünkü tam bir insanlık dıramı yaşanıyor. Ülkede kalanlar ayrı bir dıram, ayrılanlar ayrı bir dıram yaşıyor. İnsanlar hunharca katlediliyor katil esad ve yandaşları tarafından, bırakıp gidenler ise ya aç ya dilenci. Kalırsan ölürsün gidersen rezil durumu yani. Allah kimseyi vatansız bırakmasın bize büyük dersler var suriyede. Burada esadı savunacak halim yok ancak ülkede isyan çıkaranları da hoş görmemi beklemeyin.Mit tırları ile yaptığımız günahlar ortaya serildi. Toplum olarak yanlışa “YANLIŞ” diye haykırmamız lazım. Tarafına bakmadan, kimin yaptığını sorgulamadan yanlışın karşısında durmamız lazım.Bunu mazlumlar için yapmamız lazım. Kardeşlerimizin feryadını bugün duymazsak yarın bizim sesimize kimse cevap vermez.

ALMANYA ERMENİ SOYKIRIMI TASARISINI KABUL ETTİ
Milli Görüş 45 yıldır AB nin bir hırıstiyan birliği olduğunu haykırıyor, bizi AB ye almayacaklarından bahsediyor,AB ye karşı bir birliktelik kurmamızdan bahsediyor sırf söyleyenler inançlı insanlar diye ayyaş takım tam tersini yapıyor, hatta içinden çıkanlar bile AB hayranı kesiliyor,AB bakanlığı kuracak kadar ileri gidiyor. Dün İngiltere başbakanı yeni bir demeç verdi ve tam da Milli Görüşün 45 yıldır söylediğini söyledi “Türkiye’nin AB ye girmesi mümkün değil, biz ticaret için onları elimizde tutmaya çalışıyoruz, yoksa üyeliği veto ederiz. Çünkü inançlarımız ayrı”
—-
Almanyanın yaptığına gelince o tam bir komedi ama ona bile doğru dürüst karşılık veremeyeceğimizi görüyorum. Birkaç kınama, birkaç sert sözün ardından işler eski tas eski hamam yürüyeceğe benziyor. Nereden biliyorsun derseniz Fransa dan, İtalyadan vs ülkelerden biliyorum. Hani bir ara Fransız elçiyi geri çağırmıştık, üst perdeden konuşmuştu yöneticiler, işte ordan biliyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ