
Cumhuriyet Halk Partisi kurulusunun 93. yılında Atatürk anıtına çelenk sunarak kutlama yaptı. Törene CHP Muğla Milletvekilleri Ömer Süha Aldan, Nurettin Demir, eski milletvekilleri Sami Gökmen, Ali Cumhur Yaka, İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu ve partililer katildi. Kuruluş çelengi CHP İlçe başkanı Ali Özgür Kullukçu ve gençler tarafından anıta sunuldu. Saygı durusunun yapılması ve istiklal marşının okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.
Günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı ilçe başkanı Ali Özgür Kullukçu yaptı. Kullukçu “CHP’nin kuruluşunu 93. Yıldönümünü cumhuriyet ve ulusal bağımsızlığımızı sağlamaları nedeniyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda ona bir kez daha bağlılığımız göstermek için buradayız” dedi. Ali Özgür Kullukçu, Türkiye’nin çok önemli bir süreçten geçtiği hatırlatıp 14-15 yıldır iktidarda bulunan iktidarı eleştirip bu son dönemde karşıt devrimciler mevzi kazanmış T.C ve Türklük bilincini hangi noktaya getirdiğini görüyoruz. 15 Temmuz sürecinde FETÖ’yü devlet içerisine yerleşmesine göz yuman ve ihanet içindeki iktidar devletin temeline dinamit atmıştır. Bu süreçten ucuz kurtulduğumuz düşünülmemeli karşı devrim süreci unutulmamalıdır. Pek çok komploları birlikte yaşadık, CHP her türlü tehlikeyi göğüsleyerek herkes için vardır” dedi.
CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan da iktidarı eleştirerek CHP’nin 93 yıldır laikliği savunduğunu Türkiye’de ve dünyada her zaman barış dilini kullandığını söyledi. “Bugün yaşananlar Fethullah’a biat edenlerle Fethullah’a ihanet edenlerin kabile savaşıdır” diye Aldan şöyle konuştu “Birlikte geldiler ve karşı cumhuriyet hareketiyle cumhuriyeti bitirmek istediler. Mustafa Kemal Atatürk’ün adını silmek istediler. Okullardan andımızı kaldılar, T.C.’yi kaldırdılar, okullarda Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili konu başlıklarını çıkardılar. Bunlar karşı devrim hareketiydi. Bu noktada dikkat edilmesi gereken ne yazık ki kendilerine özgürlükçü sol adını veren aymazlar, her düşünceye saygılı olmak durumundayım, bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler diyen zihniyetler vardı. Onların sırtında bugünlere gelindi ve karşı devrim hareketi devam ediyor. Bu noktada önemli gördüğüm bir şey var. Sapla samanın karıştırılması gibi, fırsat bu fırsattır denilip ülkede muhalif bir anlayış tümüyle tasfiye edilmek isteniyor. Buna karşıda direnmek zorundayız. Eğer 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunan yurttaşların üzerine silahla ateş edip insanların canına kıyan anlayış gereği neyse cezalandırılmalıdır. Türkiye’de Amerika’nın kendi yönettiği anlayışıyla kurulmuş bir çete vardır. Bunlarla mücadele elbette yapılacaktır ama bu çeteyle mücadele bir fırsatçılığa dönüştürülmemelidir. Pek çok insan sadece belli ilişkilere bakılarak ihraç edildi. Sonuna hiç gidilmedi. Apar topar insanlar işinden edildi. İş kurmaya kalksa ruhsat alamayacak, bir yerde işe giremeyecek. Belki 30 bin asker, 60 bin polis hepsi silahlı insanlar. Buna 100 bin daha kamu görevlilerini ekleyebilirsiniz. Bu insanlar bir süre sonra mafyalaşır. Bunu iyi düşünmek lazım. Bu insanlar nasıl geçinecek? O geçim anlayışı içinde şiddet sarmalı Türkiye’de artacaktır. Bu konuya yetkililerin dikkatini çekmek istiyorum.”






