Özata “Zulüm Son Bulsun”

Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Temsilcisi Mürsel Özata, Muğla İşkurda yaşanan tecziye ve sürgün zulmü artık son bulsun konulu basın açıklaması yaptı.
Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Şube binasında yapılan basın açıklamasında Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Temsilcisi Mürsel Özata,”Muğla İşkur da uzun süredir devam eden inceleme ve soruşturma furyası giderek artmaktadır. Bunun sonucu olarak da kurumda ne huzur kalmış ne de iş barışı sağlıklı olarak işlemektedir. Konu hakkında daha önce Türk Büro Sen Muğla Şube Başkanımız Sami Çakıroğlu tarafından bu haklı feryatlar kamuoyunun bilgisine basın açıklaması yapılarak duyurulmuştur. Fakat bu durum İşkur da görev yapan kamu çalışanları üzerindeki baskıları azaltacağı yerde bilakis daha da çok artmasına yol açmıştır. İşkur İl Müdürü H.İ.S geldiği günden beri çalışanları ile sevgi ve saygıya dayalı bir çalışma ortamı sağlamak yerine maiyetindeki birçok çalışanına inceleme ve soruşturma açarak, tecziyede bulunarak hatta Anayasada güvence altına alınmış aile bütünlüğünü hiçe sayarak zorunlu yer değişikliğine maruz bırakarak çatışma ortamına sürüklemiştir. İnceleme ve soruşturma raporlarında kayda geçmiş, Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü HİS’in atandığı 2012 yılından itibaren bugüne personele yönelik argo ve küfürlü sözleri ve uygunsuz işleri, yönetim şekli ve adaletsizliğin son bulması için, İl Müdür Yardımcısı S.K tarafından Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne şikâyet dilekçeleri verilmiştir. Bunun neticesinde İl Müdürü HİS çok çeşitli cezalar aldığı hukuksuzlukları ispat eden Üyemiz, İl Müdür Yardımcısı S.K. hakkını aramanın bedelini de çok gecikmeden aile bütünlüğü hiçe sayılarak ağır ödemiş ve yaklaşık 1600 km uzaklıkta olan Muş Çalışma ve İş Kurumuna sürgün edilmiştir. Hukuk mücadelesine devam eden S.K Aydın Bölge İdari Mahkemesi kararıyla Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne dönerek haklılığını bir kez daha Kanun önünde ispat etmiştir.Ama bu da yetmemiştir. Mahkeme kararı gereği göreve başlayan S.K, hemen 657 S.D.M. Kanununa aykırı bir şekilde de olsa alel acele Valilik Oluru ile Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğüne görevlendirilmiştir. İnatla ve ısrarla hakkını arayan üyemiz İşkur İl müdür Yrd. S.K. tekrar mahkemeye gitmiş ve mahkeme yine S.K’yı haklı bularak bu görevlendirmeyi de iptal etmiştir.Zulüm bitmemiş adeta, sen misin bu görevlendirmeyi de iptal ettiren denilerek suçu sadece kanun önünde hakkını aramak olan S.K. yine yaklaşık 1600 km uzaklıktaki Bitlis Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne 3 ay süreyle geçici olarak görevlendirilmiştir.İl Müdür Yardımcısı S.K ‘nın haklı dilekçeleri sonucunda Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü HİS, 13 kere ceza almasına dolayısıyla S.K. haklılığını ispat etmesine rağmen olanlar yine İl Müdür Yrd. S.K.’ye olmuş, zorunlu göçe tabi tutuma, yıldırma ve mobbing sınırları kat ve kat aşılmış durumdadır. Bunun nasıl bir garabet nasıl bir hakkaniyete uygunluktur?
Muğla Çalışma İş Kurumu yöneticileri çok iyi bilmelilerdir ki başta anayasa olmak üzere mer’i kanunlara uyan, vatandaşlık sorumluluklarını yerine getiren herkes bu ülkenin eşit haklarına sahip, eşit ve onurlu vatandaşlarıdır. Bu ülkede yaşayan hiçbir yurttaş her ne sebepten olursa olsun hiçbir ayrımcılığa tabi tutulamaz. Siyasi iradeye ve onun ram olduğu malum sendikalara sırtını dayayarak kimsenin diğerini ötekileştirme hakkı da haddi de yoktur.
Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde sadece İl Müdür yrd. S.K. değil nerdeyse oradaki tüm çalışanlara karşı ciddi manada bezdirme, yıldırma ve boyun eğme, boyun eğmiyorsa da zorunlu göçe tabii tutulma işlemleri yapılarak kurum çalışanları zorunlu itaate, kayıtsız şartsız biata zorlanmaktadır.Bunun en son örneği Türk Büro-Sen Muğla İşkur işyeri temsilcimiz M.H, somut hiçbir nedene dayalı olmadan İl Müdürünün son derece hukuki dayanaktan yoksun bir gerekçe ile aynen yazıda 657 sayılı DMK’nın bilumum maddelerine istinaden denilerek İşkur Fethiye Hizmet Merkezi’ne zorunlu olarak göçe tabi tutulmuş yani kelimenin tam anlamıyla sürgün edilmiştir. Bu sürgüne dayanak olarak da Kahramanmaraş ilinden üyemizin hiç tanımadığı, kurumu da hiç tanımayan lalettayn bir kişi adıyla yazdırılmıştır. BİMER dilekçesiyle şikayet eden şahıs daha sonra kanun önünde bunu yazmadığını beyan etmesine rağmen sürgün işleminden vazgeçilmemiştir.
Bırakın kurumu Muğla’yı bilmeyen Kahramanmaraş’tan bir sade vatandaşın dilekçe öylesine profesyonel bir şekilde hazırlanmıştır ki ihbarcı sanki kurumun kadrolu personeliymiş gibi hangi memurun yılın hangi günü yıllık izin aldığını, hangi gün doktora çıktığını, kimin hangi gün saat kaçta mesaiye geldiğini hatta evli bir bayan memurun kızlık soyadını dahi bilmektedir. İlginç olan olay sonrası İl Müdürü HİS, işyeri temsilcimiz M.H ile yaptığı görüşmede ihbarcının temiz birisi olduğunu suçsuzluğuna kefil olduğunu, kişinin kimliğini düşürmüş olabileceğini ve kimliği bulan bir düşmanımın bunu yapmış olabileceğini söylemiştir. Bu durumun “Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş” darb-ı meseline uygun düştüğü kanaatindeyim. Yani İl Müdürüne biat etmeyen herkes bir şekilde cezalandırılır anlayışına uygun olarak işyeri temsilcimiz M.H’yi kimin veya kimlerin şikâyet ettirdiği bilgisini kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Daha bitmedi sadece üyelerimiz İl Müdür Yrd. S.K ve işyeri temsilcimiz M.H’ye değil kayıtsız şartsız boyun eğmeyen M.Ş, M.F.D, S.T, N.U, N.R. gibi birçok çalışana yönelik kapsamlı ve nitelikli şekilde yürütülen asılsız ihbarlar, daha birçok incir çekirdeğini doldurmayacak her kurumda yaşanabilecek en küçük bir olayı soruşturma konusu haline getirilerek yapılan haksız ve usulsüz disiplin soruşturmaları açılmakta ve bu inceleme ve soruşturmalar sonucu birçok personele cezalar yağdırılmaktadır.
Bu iddialardan bazı satırbaşlarını sizlerle paylaşmak isterim.
-Sağlık sorunu nedeniyle doktor muayenesine gittiği için ve o gün muayene olduğuna dair resmi evrakı kuruma ilettiği halde hakka hukuka ve insanın en temel haklarından olan sağlık hakkına aykırı bir şekilde aylıktan kesme cezası verilmesi
-Buna karşın doktora gideceğini belirterek görev mahallini terk eden ancak doktora gitmediği ve İl Müdürlüğü’ne çok uzak bir ilçede olduğu anlaşılan bir diğer personele hiçbir işlemin yapılmaması (kayıtsız şartsız biat ettiğinden olsa gerek)
-Kaynağı milyonlarca işçi emekçinin alın terinden kesilen işsizlik fonu olan ve kamu kurum ve kuruluşlarına geçici süre temizlik ve yardımcı personel verilmesi suretiyle düzenlenen Toplum Yararına Programlara katılacak kişilerin seçiminde personel üzerinde kurulan ağır baskılar, katılımcı belirleme aşamasında Devlet Memuriyetiyle bağdaşmayacak şekilde siyasi partilerden ve yerel yöneticilerden gelen kişi listelerinin personele zorla kabul ettirilmesi iddiaları.
-Hakkını ve hukukunu koruma gayreti içerisinde olan personele İl Müdürü tarafından devlet memuru vakarına yakışmayacak şekilde nezaket kurallarına uymayacak, argo sözlerde ve davranışlarda bulunduğu iddiaları.
FERYADLAR TBMM’YE KADAR ULAŞTI
Bu iddialar kabul edilebilir gibi değil. Bu iddialar tam bir fecaattir. Muğla İşkur İl Müdürlüğünde yukarıda zikrettiğimiz iddialara maruz kalarak mağduriyete uğrayanlar gerekli idari ve hukuki işlemi başlatmış ve bu süreç devam etmektedir. Hatta Muğla Milletvekili Ömer Süha ALDAN konu hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle soru önergesi dahi vererek Türkiye’nin en üst yönetim merciine durum iletilmiştir. Bu nedenle yetkililerin iddia edilen bu olayları ivedilikle ve objektif bir şekilde incelemesi ve gerekli tüm yasal işlemleri başlatması, iş barışı açısından büyük önem taşımaktadır. İşyerlerinde Psikolojik taciz (mobbing) önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık genelgesi 19 Mart 2011 tarih ve 27879 sayılı resmi gazete de yayımlanmıştır. Söz konusu genelgenin 5 inci maddesi gereğince; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde ‘Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu’ oluşturulmuştur. İlgili genelgeyle ülkede yaşanan psikolojik baskı ve mobbingi önleme ve gerekli tedbirleri alma görevi kendisine verilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı bir birim olan Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde mobbingin yapılıyor olması kelimenin tam anlamıyla traji komikliktir.
MUĞLA, YURTKUR VE SGK’DAKİ GİBİ MÜESSİF 3. BİR OLAY DAHA YAŞAMASIN!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri! Muğla İşkur İl Müdürlüğünde görev yapan kamu çalışanlarının üzerindeki bu tahakkümü kaldırın. Asılsız ve hukuksuz tutanaklara dayalı ardı ardına açılan soruşturmalarla sürdürülen yıldırma politikasına bir dur deyin. Onların yardım çığlıklarını bir an önce duyun. Daha önce Muğla İlinde Yurtkur ve SGK’da yaşanan çok acı olaylar Allah göstermesin bir kez daha yaşanmasın. Türkiye Kamu Sen olarak kamuda yaşanan tüm haksızlıklarının ve hukuksuzlukların takipçisi olacağız. Daima Hakkın ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber/Foto Hakan Aykırı-Gülyüz Yurdagül Sırt





