
Özel Leton Hastanesi Bel Ve Boyun Fıtığı Ameliyatlarında İlki Gerçekleştirdi
Özel Fethiye Leton Hastanesi bel ve boyun fıtığı ameliyatlarında yeni yöntemle Fethiyelilere hizmet veriyor. Fethiye de ilk kez gerçekleştirilen yöntem sayesinde başarı oranı %90-95’e ulaştı.
Gelişmekte olan ülkelerde, bedenen çalışan toplumlarda bel ve boyun fıtığına sık rastlıyoruz diyen Özel Letoon Hastanesi doktorlarından Op.Dr. Niyazi TAŞKIRAN “ Ülkemizde bu ülkeler arasında yer aldığı için bel ve boyun fıtığı hastası oldukça fazladır. Devamlı oturarak çalışan, vücut gücü ile çalışan, kasları güçlü olmayan, ailesinde yatkınlık olan kişilerde risk artar. Eğilerek çalışan, ağır kaldıran, uzun süre oturan, düşme vurma çarpma gibi travmalara maruz kalanlarda bel ve boyun fıtığı daha sık gözlenir.
Bu aynı zamanda yaşam kalitesinin bozulduğu, beraberinde psikolojik sorunların ortaya çıktığı, iş gücü kaybına neden olan, teşhis ve tedavisinin maliyet yükü getirdiği bir durumdur”.
Tedavi edilmiş hastalara bakıldığında %15-20 sinin tedavi edildiğini kalan hastaların geçmişten gelen korkularından ötürü tedavi olmaktan kaçındıklarına vurgu yapan Op.Dr. Niyazi TAŞKIRAN “ Geçmişte bel ve boyun fıtığı ameliyatlarında olumsuzluklar fazlaydı ancak şu anda minimal invaziv cerrahiler ile (mikro cerrahi, endoskopik cerrahi, lazerli yöntemler vb.) %90-95 oranında başarı elde edilmektedir’’ şeklinde konuştu.
Bu ameliyatları mikroskop altında yaptıran hastaların “ bu kadar kolay olduğunu, rahat olduğunu ve tedavinin hızlı geliştiğini bilseydik daha önce tedavimizi olurduk.’’ şeklinde ifadelerde bulunduğuna da değinen Dr. TAŞKIRAN “ Hastanemizde bel ve boyun fıtığında uygulanan Mikrocerrahi metoduyla hastalar ameliyat olduktan 6-7 saat sonra ayağa kalkıp yürümekte ve bir gece hastanede yattıktan sonra evlerine gidebilmektedir. Bu metot sayesinde sadece 2-3 santimetrelik bir kesi yapılmakta ve ameliyat sonrası cilt yüzeyine dikiş konmamaktadır. Ameliyatın gelişmiş mikroskoplar altında yapılması ameliyat bölgesindeki sinirlerin 25 veya 40 kat büyütmeyle görülmesini, böylece sinirlere hasar verme riskini azaltmayı sağlamaktadır. Bu metotla bel ve boyun fıtığı ameliyatları korkulu rüya olmaktan çıkmış hastalar ameliyat oldukları ertesi gün taburcu olabilmekte, bir kaç hafta içinde de normal yaşantılarına dönebilmektedirler. Ayrıca bel fıtığında spinal anestezi yöntemi ile hasta uyutulmadan narkoz almadan konforlu bir ameliyat olabilmektedir.”
Mikro cerrahi olmazı olur hale getiren, sınırları genişleten bir kavramdır diyen Dr. Niyazi TAŞKIRAN “ Açık cerrahiyi , genel anestezi durumunu ve majör cerrahiyi kaldıramayacak olan hastalar için minimal invaziv bir cerrahi olması çok büyük bir avantajdır’’ şeklinde ifadelerde bulundu. “ Yaşı ilerlemiş olan bir çok hastanın bel ve boyun fıtığından muzdarip olduğu halde cerrahi yapılmadan ağrıları ile baş başa bırakılmasının doğru olmadığı hususuna da değinen Dr. TAŞKIRAN “ Kişiler hangi yaşta olursa olsun, yaşadıkları süreyi en iyi , ağrısız ve kaliteli şekilde geçirmek onların en doğal hakkı, bizlerin de hekim olarak bunu sağlamamız en büyük görevimiz” dedi.
Diğer bir minimal invaziv yöntem olan endoskopik bel cerrahisi için ise Op. Dr. Niyazi TAŞKIRAN şöyle konuştu “ Uygun vakalarda (her hastaya uygulanmaz) video-endoskop yardımıyla skopi altında gerçekleştirilir. Bel fıtığı hastalarına uygulanabilecek en az hasarlı (minimal invaziv) bir cerrahi tekniktir. Bu tekniği de uygun hastalarda uyguluyoruz” açıklamısında bulundu.
Özel Letoon Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Niyazi TAŞKIRAN son olarak Hastanemizde ameliyatları mikroskop eşliğinde mikrocerrahi yöntemi ile yapmaktayız. Mikrocerrahi ile cerrahi sürenin kısa olması, kesinin çok küçük olması ve anatomik yapıya zarar vermiyor olması yaş seviyesi ileri olan hasta grubunun daha geniş bir yelpazede toparlanmasına imkan sağladığının bir kez daha altını çizdi.
Haber/Foto: Erkan İLİK




