“Siz Yapınca Mübah Biz Yapınca Günah”

“Siz Yapınca Mübah Biz Yapınca Günah”
Türk Eğitim-Sen Muğla şube başkanı Mürsel Özata “Siz yapınca mübah biz yapınca günah” diyerek köşe yazarı Mehmet Uçar’a destek verdi. Türk Eğitim-Sen Muğla şube başkanı Mürsel Özata konuşmasında “Fethiye’de köşe yazarlığı yapan üyemiz Fethiye Kız İmam Hatip Lisesi, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Mehmet Uçar hakkında ilgili mevzuatta hiçbir aykırı hüküm olmamasına rağmen hakkında soruşturma açılması son yıllarda siyasi iradenin giderek kendisi gibi düşünmeyeni sindirme politikalarının bir yansıması olsa gerek. 6528 sayılı yasa ile siyasi iradenin sadece ve sadece kendisine ram olmuş sendikaya üye olmadığı için İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri vasıtası ile müktesep hakları gasp edilmiş birçok eğitim yöneticisini sindirmeye çalıştığı gibi. Fethiye İlçesinde sadece üyemiz Mehmet Uçar değil başka öğretmen arkadaşlar da köşe yazarlığı yapmakta iken soruşturmanın sadece Mehmet Uçar Hocamıza açılmasını nasıl açıklanabilir diye düşünebilirsiniz. Gayet basit Mehmet Uçar siyasi iradenin ve Bakanlığın hatalı uygulamalarına karşı kanuni sınırlar içinde düşüncelerinin rahatlıkla paylaşıyor ve Türk Eğitim-Sen’li. Diğer arkadaşlar ise siyasi iradenin yakınlığı ile bilinen malum sendika üyeleri.
(Eğer üyemiz bu soruşturma sonucu bir tecziye ile karşılaşırsa olayın müsebbipleri hakkında görevi kötüye kullanma, ayrımcılık vs. gibi TCK’nın ilgili maddelerine istinaden hem adli hem de idari suç duyurusunda bulunmaktan da asla imtina etmeyiz.) Devletin, Cizre’de, Silopi’de, Sur’da devletin bekası için mücadele ettiği bir ortamda bugün münevver bir muallimle sırf düşüncelerini gazetedeki köşe yazısında kamuoyu ile paylaştığı için soruşturma açılarak uğraşılması tali meselelerde boğulduğumuzun ve ufkumuzun ne denli kapalı olduğunun göstergesidir. Kendini sürekli geliştiren, toplumsal olaylara karşı duyarlı bir öğretmenin düşünce ve görüşlerini kamuoyu ile yasal sınırlar içinde paylaşmasını “Devlet memurlarının basına görevi ile ilgili izinsiz demeç veremez” maddesine zorlama yoluyla sokarak soruşturma başlatılması ne derece etik kurallarla bağdaşmaktadır.
Kamuoyunu özellikle bilgilendirmek isterim. Anayasa başta olmak üzere meri kanunlara uyan vatandaşlık sorumluluklarını yerine getiren herkes bu ülkenin eşit haklara sahip vatandaşlarıdır. Hiçbir ayrımcılığa tabi tutulamaz. Siyasi irade dâhil kimsenin diğerini ötekileştirme hakkı da haddi de yoktur. Yine dillerinden düşürmedikleri ama ortaya koyduğu öğretileri hiç umursamadıkları dinimiz açısından bakarsak Allah indinde tüm insanlar eşittir, üstünlük takvadadır. Şuurlu bir vatandaş ve Müslüman olarak kendinizden olmayanları teklifle, tehditle, şantajla, endişe ve korkuya sevk ederek ram etmenize, karakterlerini iğdiş edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız. Gücümüz yettiğince gördüğümüz yanlışları elimizle, dilimizle düzeltmeye çalışacağız.
Bugün küçük bir makam için Müslüman kardeşinin hakkının gasp edilmesine karşı çıkmayan, hatta onu yerine göz dikenler, o makama gelmek için her yolu mübah görenler; kendileri yaralı olduğu halde verilen suyu birbirlerine ikram edecek kadar diğergam olan Çanakkale’deki dedelerimizden gerekli dersi alırlar. Zira son günlerde bu ruha çok ihtiyacımız var. Her gün ocaklara ateş düşüren teröre karşı milletçe yürek yüreğe sergileyeceğimiz güçlü dayanışma, ufkumuzda biriken kara bulutları dağıtmaya yetecektir” dedi.
Haber / Foto:Hakan Çelikdemir – Gülyüz Yurdagül Sırt





